07 Eylül 2008
TÜRKLERİN İLK YURDU ve İLK TÜRK DEVLETLERİ
1. Türklerin İlk Yurdu
Türklerin ilk yurdu Orta Asya’dır. Türklerin yaşadığı ilk yerlerin bugünkü Baykal gölü, Yenisey ve Obi nehirleri ile Gobi çölü arasındaki bölge olduğu kabul edilmektedir.
Türklerin Orta Asya’daki yaşayışlarını yeryüzü şekilleri, iklim ve bitki örtüsü belirlemiştir. İlk yurdun bozkırlarla kaplı olması Türklerin genelde göçebe bir yaşam sürmelerine ve hayvancılıkla uğraşmalarına neden olmuştur. Yaşamlarında atın önemli bir yeri vardır. Türklerin dayanıklı, hızlı, teşkilatçı ve savaşçı bir millet olmalarında yaşadıkları yerlerin coğrafi şartları ile atı evcilleştirmiş olmalarının önemli bir yeri vardır.
2. Türklerin Yerleştikleri Bölgeler
Orta Asya’da iklimin değişmesi, giderek karasallaşan iklim, kışın aşırı soğuklara, yazın da şiddetli sıcaklara neden olmuştur. Bu durum çölleşmenin artmasına, su kaynaklarının kurumasına, otlakların azalmasına, salgın hastalıkların yaygınlaşmasına yol açmıştır. Bölge artan nüfusun ihtiyacını karşılayamaz hale gelmiştir. Otlaklar yüzünden boylar arasında çatışmalar artmıştır.
Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: TÜRKLERİN İLK YURDU ve İLK TÜRK DEVLETLERİ
Kategori Belgeler | Yorum Yok »
07 Eylül 2008
TARİH BİLİMİ ve İLK ÇAĞ’DA ANADOLU UYGARLIKLARI
A. TARİH BİLİMİ VE ÇAĞLAR
Tarih; insanların ve insan topluluklarının geçmişteki yaşayışlarını, meydana getirdiği önemli olayları yer, zaman ve belge göstererek inceleyen, olayların nedenlerini ve sonuçlarını araştıran sosyal bir bilimdir.
Tarihin konusu; insan ve insanların meydana getirdiği olaylardır. Olayların tekrarı mümkün değildir. Bu nedenle tarihte deney ve gözlem metodu yoktur. Tarih öğrenmek insanların kültürünü artırır. Geçmişten ders alarak geleceğe ışık tutmamızı, atalarımızı daha iyi tanımamızı sağlar. Geçmişle bağlarımızı güçlendirip millet bilincini artırır.
Takvim; olayları oluş sırasına göre sıralayan çizelgelerdir. Miladi takvim ve Hicri takvim gibi.
Tarih öğrenmeyi kolaylaştırma düşüncesi çağ ve yüzyıl kavramlarını ortaya çıkarmıştır. Yazının icadından önceki çağlara tarih öncesi çağlar denmiş ve kullanılan araç - gereçlere göre ikiye ayrılmıştır.
a. Taş Devirleri Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: TARİH BİLİMİ ve İLK ÇAĞ’DA ANADOLU UYGARLIKLARI
Kategori Tarih | 1 Yorum »
07 Eylül 2008
CANLILIK ve HÜCRE
A. CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
Canlı türlerinin tamamında bulunan canlılık özelliklerine canlıların ortak özellikleri denir. Bu özellikler canlı varlıkları cansızlardan ayırmada kullanılır.
a. Canlılar hücrelerden oluşur : Canlıların en küçük yapıtaşına hücre denir. Hücreler tek başlarına yaşayabilen vücut parçalarıdır. Metabolik olayların büyük bir kısmı hücreler üzerinde gerçekleşir. Canlılar hücre sayısına göre 2 grupta incelenir.
*
Bir hücreli canlılar : Vücutları bir hücreden oluşur. Yaşam olayları bu hücre üzerinde gerçekleşir. Bakteri, mavi yeşil alg, amip, öglena, paramesyum bu gruba girer.
*
Çok hücreli canlılar : Vücutları çok sayıda hücreden oluşur. Hücreleri arasında görev yönüyle işbirliği bulunur. İnsan, hayvan, bitki ve mantarlar bu gruba girer.
b. Canlılar beslenir : Besin maddelerinin hücre zarından alınarak ya da üretilerek hücrede kullanılmasına beslenme denir. Besin maddeleri enerji üretiminde, büyümede ve yaşam olaylarının düzenlenmesinde kullanılır. Canlılar beslenme şekline göre iki gruba ayrılırlar. Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: CANLILIK ve HÜCRE
Kategori Biyoloji | 35 Yorum »
07 Eylül 2008
ATOM ve PERİYODİK TABLO
A. ATOMUN YAPISI
Atomda proton, nötron ve elektron adı verilen üç temel tanecik vardır. Proton ve nötron çekirdekte bulunur. Elektronların yoğun olarak bulunduğu bölgeye yörünge adı verilir.
Taneciklerden proton ve nötronun kütlesi varken, elektronun kütlesi ihmal ediliecek kadar çok küçüktür.Protonun kütlesi nötronun kütlesine eşit kabul edilir.
Taneciklerden proton pozitif yüklü, elektron negatif yüklü ve nötron yüksüzdür.
Tanecik
Proton
Nötron
Elektron
Yükü
+1
0
–1
Kütlesi
1 a.k.b
Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: ATOM ve PERİYODİK TABLO
Kategori Kimya | 3 Yorum »
07 Eylül 2008
MADDE
Hacmi ve kütlesi olan ve bu değerleri ölçülebilen her şeye madde denir.
Kalem, tebeşir, klavye, monitör, taş, hava gibi şeyler maddedir. Maddenin kütlesi ve hacmi ölçülebilir. Ancak akıl gibi var olan ancak kütlesi ölçülemeyen şeylere madde denilmez. Her maddenin bir kütlesi, hacmi ve eylemsizliği vardır. Kütle eşit kollu terazi ile ölçülür. Birimi gram (g), kilogram (kg) dır.
1000 g = 1 kg
1000 kg = 1 Ton
Hacim, maddenin uzayda kapladığı yerdir. Birimi santimetreküp (cm3), mililitre (mL),
litre (L) dir.
1000 mL = 1000 cm3 = 1 L
Bir maddenin yaptığı işi sürekli yapması isteğine eylemsizlik denir.
Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: MADDE ve ÖZELLİKLERİ
Kategori Kimya | Yorum Yok »
07 Eylül 2008
Introduction
Thomas Alva Edison is one of America’s most famous inventors. Edison saw huge change take place in his lifetime. He was responsible for making many of those changes occur. His inventions created and contributed to modern night lights, movies, telephones, records and CDs. Edison was truly a genius.
Edison is most famous for his development of the first electric light bulb. When Edison was born, electricity had not been developed. By the time he died, entire cities were lit by electricity. Much of the credit for electricity goes to Edison.
Some of his inventions were improvements on other inventions, like the telephone. Some of his inventions he deliberately tried to invent, like the light bulb and the movie projector. But some inventions he stumbled upon, like the phonograph. Of all his inventions, Edison was most proud of the phonograph.
Edison invented and improved upon things that transformed our world. Some things he invented by himself. Some things he invented with other people. Just about all his inventions are things we still use in some form today. Throughout his life, Edison tried to invent things that everyone could use.
Edison created the world’s first “invention factory”. He and his partners invented, built and shipped the product - all in the same complex. This was a new way to do business. Today many businesses have copied Edison’s invention factory design.
A business friend once asked Edison about the secret to his success. Edison replied, “Genius is hard work, stick-to-itiveness, and common sense”. But his “common sense” was very uncommon. More patents were issued to Edison than have been issued to any other single person in U.S. history: 1,093.
Early Life
Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: Alva, Edison, Introduction, Thomas, Thomas Alva Edison
Kategori Belgeler | 4 Yorum »
06 Eylül 2008
KUVVETLER
KUVVETLER
Fizik deneye ve ölçmeye dayalı bir bilim dalı olduğundan, ölçme sonuçları kesin ve anlaşılır bir biçimde ifade edilmelidir. Ölçmeleri ifade etmek için kullanılan en basit ve genel dil sayılardır.
Fizikte bazı büyüklükler sayılarla ifade edilebildiği halde, bazılarının ifade edilebilmesinde sayılar yeterli olmamaktadır. Sayılarla birlikte yönün de belirtilmesi gerekir. Bu nedenle fizikte büyüklükler skaler ve vektörel büyüklükler olmak üzere iki gruba ayrılır.
1. Skaler Büyüklükler
Kütle, enerji, sıcaklık, iş, elektrik yükü, zaman, hacim … gibi fiziksel büyüklüklerde yön ve doğrultu söz konusu değildir. Bu büyüklüklerin sayısal değeri ile birimi verildiği zaman büyüklük hakkında yeterli bilgiye sahip oluruz. Bu tür büyüklüklere skaler büyüklükler denir.
Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: Bileşke Kuvvet, Bir Kuvvetin Negatifi, Dinamometre, İki Kuvvetin Eşitliği, Kuvvetin Gösterimi, KUVVETLER, Kuvvetlerin Taşınması, Skaler Büyüklükler, Uç Uca Ekleme (çokgen) Metodu, Vektörel Büyüklükler
Kategori Fizik | 6 Yorum »
06 Eylül 2008
KÜMELER
A. TANIM
*
Küme, nesnelerin iyi tanımlanmış listesidir.
*
Kümeler genellikle A, B, C gibi büyük harflerle gösterilir.
*
Kümeyi oluşturan ögelere, kümenin elemanı denir. a elemanı A kümesine ait ise,
a Î A biçiminde yazılır. “a, A kümesinin elemanıdır.” diye okunur.
b elemanı A kümesine ait değilse, b Ï A biçiminde yazılır. “b, A kümesinin elemanı değildir.” diye okunur.
*
Kümede, aynı eleman bir kez yazılır.
*
Elemanların yerlerinin değiştirilmesi kümeyi değiştirmez.
*
A kümesinin eleman sayısı s(A) ya da n(A) ile gösterilir.
B. KÜMELERİN GÖSTERİLİŞİ
Kümenin elemanları aşağıdaki 3 yolla gösterilebilir.
1. Liste Yöntemi
Kümenin elemanları { } sembolü içine, her bir elemanın arasına virgül konularak yazılır.
A = {a, b, c} ise, s(A) = 3 tür.
2. Ortak Özelik Yöntemi
Kümenin elemanlarını; daha somut ya da daha kolay algılanır biçimde, gerektiğinde sözel, gerektiğinde matematiksel bir ifade olarak ortaya koyma biçimidir.
A = {x : (x in özeliği)} Yazının tamamını okuyun »
Etiketler: ALT KÜME, BOŞ KÜME, DENK KÜME, ELEMAN SAYISI, EŞİT KÜME, EŞİT OLMAYAN (FARKLI) KÜMELER, İKİ KÜMENİN FARKI, Kümelerin Kesişimi, KÜMELERLE YAPILAN İŞLEMLER, Liste Yöntemi, Ortak Özelik Yöntemi, Venn Şeması Yöntemi
Kategori Matematik | 16 Yorum »
06 Eylül 2008
Sözcüklerin ve harflerin yazılışıyla ilgili belli kurallar da vardır. Bunları şimdi ayrı ayrı göreceğiz.
BÜYÜK HARFLERİN KULLANILDIĞI YERLER
*
Her cümle büyük harfle başlar. Ancak sıralı cümlelerde, cümleler arasında noktalı virgül kullanıldığında, bu işaretten sonraki cümle küçük harfle başlar.
“Her sabah, erkenden kalkarım; işe geç kalmamaya özen gösteririm.”
cümlesinde birinci cümle büyük harfle başladığı halde, ikinci cümle küçük harfle başlamıştır.
*
Kitap, dergi isimleri, kurum, kuruluş isimleri ve diğer özel isimler daima büyük harfle başlar.
Yazının tamamını okuyun »
Kategori Belgeler | 2 Yorum »
06 Eylül 2008
Cümle, yargı bildiren sözcük ya da söz öbeğidir. Bir sözün yargı bildirmesi, şahıs ve kip bildirecek biçimde çekimlenmesine bağlıdır. Bu özelliği gösteren tek bir sözcük cümle olabileceği gibi birbirini tamamlayan birçok sözcük de cümle özelliği gösterebilir. Yani “geliyorum”, “hastayım” sözleri de cümledir; “Dün seni okulun bahçesinde arkadaşlarınla gezerken görmüştüm.” de cümledir. Daha uzun cümleler de kurulabilir.
Bizim burada üzerinde duracağımız konu cümlenin yapısal özellikleri değil anlamlarıdır. Sınavlarda çıkan cümle anlamıyla ilgili soruları iki grupta değerlendirebiliriz. Birincisi cümlelerin anlamca eşleştirilmesi şeklindedir. Bir bilgi gerektirmeyen bu tür soruların çözümünde cümlelerin ifade ettiği anlamların iyi kavranması gerekir. Kimi zaman ise bu şekilde eşleştirme sorulmaz da cümlede anlatılmak istenenin ne olduğu, sözü edilen düşünceyle, hangi cümlenin aynı doğrultuda olduğu ya da sözü edilen düşünceyle hangi cümlenin çeliştiği sorulabilir
Bazı cümle anlamı soruları da cümle tamamlama biçiminde olabilir. Yazının tamamını okuyun »
Kategori Belgeler | 2 Yorum »